Her gün televizyonlarda, gazetelerde, sosyal medyada “ekonomi iyiye gidiyor” haberlerini duyuyoruz. Resmî verilerle övünüyorlar; büyüme rakamları, ihracat artışları, faiz indirimleri… Ama gelin görün ki sokaktaki tablo bambaşka. İnsanlar alım gücünü kaybediyor, kira ve faturalar katlanıyor, temel gıda ürünleri cep yakıyor.
Ekonomi iyi mi gerçekten? Yoksa sadece rakamlarla oynayarak halkın gözleri mi boyanıyor? Çünkü bir ülkede ekonomi büyüyorsa, bunun herkesin hayatına yansıması gerekir. Ama bugün öyle mi? Çoğu vatandaş, gelirlerinin giderek eridiğini hissediyor. “Ekonomi büyüyor” dedikçe, cebimiz küçülüyor.
Sosyal adalet ve gerçek refah, sadece vergi gelirleri veya borsa rakamlarıyla ölçülemez. İnsanların sofrası, ev kirası, sağlık ve eğitim harcamalarıyla ölçülür. Halk fakirleşirken, gözler açılmalı ve gerçek tablo görülmeli. Sadece kuru rakamlara bakarak “her şey yolunda” demek, milyonlarca insanın yaşadığı zorluğu görmezden gelmektir.
Artık halkın refahını yükseltecek adımlar atılmalı, büyüme rakamları sadece kağıt üzerinde kalmamalı. Çünkü ekonomi, rakamlarla değil, insanlarla yaşanır.