Bir şehrin hafızası sadece binalarında, sokaklarında ya da meydanlarında değil; aynı zamanda kaleme alınan satırlarda, manşetlerde ve haber arşivlerinde yaşar. Yerel basın da tam olarak bu hafızanın taşıyıcısıdır. Ancak bugün Elazığ’da yerel basının geleceği üzerine düşünmek, hatta endişe duymak için birçok sebep var.
Bir zamanlar Elazığ’da yerel gazeteler sabahın erken saatlerinde matbaadan çıkar, şehrin dört bir yanına dağılırdı. Kahvehanelerde, esnaf dükkânlarında ve kamu kurumlarında ilk okunan şey çoğu zaman yerel gazeteler olurdu. Çünkü insanlar kendi şehirlerinde olup biteni öğrenmek isterdi. Belediye ne yapıyor, hangi mahallede hangi sorun var, hangi yatırım geliyor… Bunların cevabı yerel basında bulunurdu.
Bugün ise tablo biraz daha farklı. Dijital medya ve sosyal ağların hızla yayılması, yerel basının geleneksel yapısını ciddi şekilde sarsmış durumda. Haber artık saniyeler içinde sosyal medyada dolaşıma giriyor. Ancak hızın arttığı bu ortamda doğruluk ve güvenilirlik çoğu zaman geri planda kalabiliyor. İşte tam da bu noktada yerel basının önemi daha da artıyor.
Elazığ’daki yerel basın kuruluşları büyük bir mücadele veriyor. Artan maliyetler, düşen tirajlar ve sınırlı reklam gelirleri gazeteciliği zor bir noktaya taşıyor. Bir gazetenin basım maliyetinden personel giderine kadar birçok kalem ciddi yük oluşturuyor. Buna rağmen birçok yerel gazete ayakta kalmaya çalışıyor.
Bir başka sorun ise mesleğin itibarının zedelenmesi. Gazetecilik, kamu adına denetim yapan bir meslek olmasına rağmen zaman zaman farklı çıkar ilişkilerinin gölgesinde tartışılır hale gelebiliyor. Oysa yerel basın; belediyeyi, kamu kurumlarını ve şehrin yöneticilerini denetleyen en önemli demokratik mekanizmalardan biridir.
Elazığ gibi köklü bir şehirde yerel basının güçlü olması aslında şehrin demokrasisinin güçlü olması anlamına gelir. Çünkü yerel basın sustuğunda şehir de sessizleşir. Sorunlar konuşulmaz, yanlışlar görünmez olur.
Peki çözüm ne?
Öncelikle yerel basının dijital dönüşümü kaçınılmazdır. Gazeteler sadece basılı sayfalarla değil, güçlü internet siteleri ve dijital içeriklerle de var olmalıdır. Genç okuyucuya ulaşmanın yolu artık dijital platformlardan geçiyor.
Bunun yanında yerel yönetimlerin ve kurumların da yerel basına destek olması gerekiyor. Ancak bu destek bağımsız gazeteciliği zedelemeden, şeffaf ve adil bir şekilde yapılmalıdır.
En önemlisi ise gazetecilerin meslek ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmasıdır. Tarafsızlık, doğruluk ve kamu yararı ilkesi korunursa yerel basın her zaman ayakta kalacaktır.
Sonuç olarak Elazığ’da yerel basın bir yol ayrımında. Ya değişime ayak uyduracak ve daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek ya da geçmişin hatıralarında kalan bir kurum haline gelecek.
Ancak unutmamak gerekir ki; bir şehrin sesi sustuğunda, o şehir kendini anlatma gücünü de kaybeder.
Elazığ’ın sesi ise susmamalıdır.