Aynı Senaryo Yeniden mi Yazılıyor?

Elazığ siyasetinde seçim atmosferi henüz resmen başlamadan bazı isimlerin adaylık üzerinden gündeme taşınması, geçmişte yaşanan tartışmaları yeniden akıllara getiriyor. Özellikle Prof. Dr. Yasemin Açık üzerinden yapılan değerlendirmeler, siyasette algı ile gerçek arasındaki farkı bir kez daha gündeme taşıyor.

Siyasette hiçbir şey, son karar verilmeden kesin değildir. Güçlü bir toplumsal desteğe sahip olmak bile her zaman beklenen sonucu getirmeyebilir.

Elazığ'da muhtemel seçim süreci konuşulurken AK Parti'den aday adayı olabilecek isimler de gündeme gelmeye başladı. Ancak aday adaylığı, adaylık ve seçilebilir bir sırada listede yer almak birbirinden farklı süreçlerdir. Nihai kararın genel merkez tarafından verildiği bir siyasi yapıda, henüz kesinleşmiş bir durum yokken sonuç ilan etmek ne kadar doğru?

ORTADA HENÜZ KESİNLEŞMİŞ BİR DURUM YOK!

Herkesin aday adayı olma, kendisini kamuoyuna anlatma ve destek arama hakkı vardır. Ancak bir ismin aday adaylığının ötesine geçilerek adaylık kararı verilmiş gibi bir atmosfer oluşturulması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Bir kişinin toplumda karşılık bulması ve güçlü bir siyasi potansiyele sahip olması önemli avantajlardır. Fakat bunlar, bir siyasi partinin aday listesinde yer almayı garanti etmez. Parti politikaları, teşkilat dengeleri, seçim stratejileri ve genel merkezin değerlendirmeleri de belirleyici rol oynar.

Dolayısıyla kamuoyunda oluşturulan beklenti ile siyasi karar mekanizmalarının vereceği karar birbirinden farklı olabilir.

GEÇMİŞTE YAŞANANLAR UNUTULMAMALI

Prof. Dr. Yasemin Açık'ın Elazığ'da belirli bir toplumsal karşılığının ve siyasi potansiyelinin bulunduğunu inkâr etmek mümkün değil. Önceki seçim döneminde bağımsız aday olarak aldığı oy da bu potansiyelin önemli bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Ancak geçmişte yaşananları da unutmamak gerekiyor. Yasemin Açık'ın AK Parti listesinden aday gösterileceğine ilişkin beklentiler kamuoyunda geniş yer bulmuş, adaylığına kesin gözüyle bakan değerlendirmeler yapılmıştı. Ancak liste açıklandığında Yasemin Açık, AK Parti adayları arasında yer almadı. Ardından bağımsız aday olarak seçim yarışına katıldı ve kayda değer bir oy aldı.

Burada iki ayrı gerçeği birbirinden ayırmak gerekiyor: Yasemin Açık'ın kişisel siyasi potansiyeli ve AK Parti'nin kendisini aday gösterme kararı. Birincisi, diğerini zorunlu kılmıyor.

Aradan geçen zamanın ardından benzer beklentilerin yeniden gündeme getirilmesi şu soruyu akıllara getiriyor: Geçmişte yaşanan sürecin benzeri bugün yeniden mi yaşanıyor?

Bir isim üzerinden güçlü bir adaylık algısı oluşturulması, kesin bir karar verildiği anlamına gelmiyor.