Elazığ futbolu denildiğinde akla yalnızca profesyonel liglerde mücadele eden takımlar gelmemeli.

Bu şehrin futbol kültürünün temelinde amatör futbol vardır.

Mahalle sahalarında top koşturan çocuklardan, hafta sonunu takımının maçına ayıran taraftara; hiçbir maddi karşılık beklemeden kulübünün peşinden koşan yöneticilerden, genç futbolcularını yetiştirmek için fedakârlık yapan antrenörlere kadar Elazığ’da amatör futbolun çok güçlü bir karşılığı var.

Elazığ, futbola uzak bir şehir değildir.

Tam tersine, futbolun şehrin damarlarında dolaştığı kentlerden biridir.

Ancak bugün amatör futbolun önünde ciddi bir sorun duruyor: Lisans maliyetleri.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun amatör lisanslarla ilgili aldığı karar ve ortaya çıkan yüksek maliyetler, ekonomik imkânları sınırlı kulüpler açısından ciddi bir engel haline gelmiş durumda.

Burada artık şu soruyu sormak gerekiyor:

Amatör futbol kimin için var?

Parası olan kulüpler için mi?

Yoksa yeteneği olan, futbol oynamak isteyen, hayali olan gençler için mi?

Eğer bir gencin futbol oynayabilmesi ailesinin veya kulübünün ekonomik gücüne bağlı hale geliyorsa, burada ciddi bir problem var demektir.

“Parası olan spor yapar, parası olmayan yapamaz” anlayışı ne sporun ruhuyla bağdaşır ne de Türk futbolunun geleceği açısından kabul edilebilir.

Futbolcu gökten inmiyor!

Bugün profesyonel takımlarda forma giyen futbolcuların önemli bir bölümü bir zamanlar amatör sahalarda top koşturuyordu.

Futbolcu profesyonel olduğunda ortaya çıkmıyor.

Futbolcu altyapıda yetişiyor.

Mahallelerde, amatör kulüplerde, gençlik takımlarında, toprak ve sentetik sahalarda başlayan hikâyeler yıllar içerisinde profesyonel futbolculuğa dönüşüyor.

Bu nedenle amatör kulüpleri yalnızca “maç yapan takımlar” olarak görmek büyük bir yanılgıdır.

Amatör kulüpler, Türk futbolunun futbolcu fabrikalarıdır.

Bir kulübün altyapısı yoksa, geleceği de yoktur.

Bugün başarı elde edebilirsiniz. Transfer yaparsınız, iyi futbolcular getirirsiniz, kısa vadede hedefinize ulaşırsınız.

Ama kendi futbolcunuzu yetiştiremiyorsanız sürdürülebilir bir başarıdan söz edemezsiniz.

Altyapısı olmayan hiçbir kulüp uzun vadede gerçek anlamda başarılı olamaz.

Elazığ’ın gençleri sahalardan uzaklaştırılmamalı

Elazığ’da futbola büyük bir ilgi var.

Çocuklar futbol oynamak istiyor. Gençler kulüplerde kendilerini göstermek istiyor. Aileler çocuklarının spor yapmasını istiyor.

Peki biz ne yapıyoruz?

Gençlerin önünü açmamız gerekirken, kulüplerin üzerine yeni ekonomik yükler koyuyoruz.

Bir amatör kulübün zaten sınırlı olan bütçesini düşünün.

Saha giderleri…

Ulaşım…

Forma ve ekipman…

Antrenör…

Deplasman…

Hakem ve diğer organizasyon giderleri…

Bütün bunların üzerine yüksek lisans maliyetleri eklendiğinde, ekonomik açıdan zor durumda olan kulüpler için tablo daha da ağırlaşıyor.

Sonuç ne oluyor?

Kulüp daha az futbolcu lisanslayabiliyor.

Altyapıya daha az yatırım yapıyor.

Bazı gençler futbolun dışında kalıyor.

İşte asıl tehlike burada başlıyor.

Bugün lisans maliyetinden dolayı sahaya çıkamayan çocuk, yarının profesyonel futbolcusu olabilir.

Ama o fırsatı bulamazsa ne olacak?

TFF’ye açık çağrı

Türkiye Futbol Federasyonu’nun görevi Türk futbolunun önünü açmaktır.

Amatör futbolu ekonomik olarak daha da zor bir noktaya sürüklemek değil.

TFF, kararlarını alırken yalnızca profesyonel futbolun ekonomik gerçeklerini değil, amatör kulüplerin şartlarını da dikkate almak zorundadır.

Çünkü Türk futbolunun geleceği yalnızca Süper Lig'de oynayan futbolculardan ibaret değildir.

Geleceğin futbolcusu bugün Elazığ’ın bir amatör kulübünde, Malatya’nın bir ilçesinde, Diyarbakır’ın bir mahallesinde, Anadolu’nun herhangi bir köyünde