Basına yönelen silahlı saldırılar, yalnızca bir kişiye ya da bir binaya değil; doğrudan doğruya toplumsal iradeye ve kamuoyunun haber alma hakkına yapılmış alçak girişimlerdir. Bu çerçevede özellikle açık ve net biçimde ifade edilmelidir: Gazeteciler ve Medya Cemiyeti Başkanı Zülfü Bal’ın sahibi olduğu Tek Medya Grup binasına düzenlenen saldırı kabul edilemez, affedilemez ve asla mazur görülemez.

Bu eylem, fikirle mücadele edemeyenlerin kurşuna sarıldığının göstergesidir. Basını susturmayı hedefleyen her karanlık zihniyet şunu bilmelidir: Gazeteciler korkmaz, geri çekilmez, boyun eğmez. Hele ki söz konusu isim Zülfü Bal ise, bu tür tehditlerin sonuç vermeyeceği baştan bellidir. Çünkü Zülfü Bal yalnızca bir medya yöneticisi değil, aynı zamanda mesleki sorumluluğu temsil eden bir isimdir. Bu nedenle yapılan saldırı, bireysel değil doğrudan basın özgürlüğüne yönelmiş bir gözdağıdır ve bu yönüyle şiddetle kınanmalıdır.

Öte yandan bu karanlık saldırıya karşı devlet mekanizmasının gösterdiği refleks takdire şayandır. Emniyet Müdürlüğü de olayın ilk anından itibaren sergilediği hassasiyet, delillerin titizlikle toplanması, kamera kayıtlarının incelenmesi ve soruşturmanın çok yönlü yürütülmesiyle hukukun caydırıcı gücünü ortaya koymuştur. Başlatılan kapsamlı soruşturma, olayın üzerinin asla örtülmeyeceğini ve sorumluların tek tek tespit edilerek adalet önüne çıkarılacağını açıkça göstermektedir.

Bu noktada yalnızca Emniyet Müdürlüğü değil, soruşturmanın ilerlemesine katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlar da övgüyü hak etmektedir. Hukuk devletinin en güçlü yönü, suç karşısında gösterdiği ortak iradedir. İşte bu olayda da görülen tablo tam olarak budur: Devlet ciddiyeti, kurumsal koordinasyon ve sarsılmaz bir kararlılık.

Unutulmamalıdır ki basın susturulursa toplum körleşir. Gazetecilere sıkılan kurşun, gerçeğe sıkılmıştır. Ancak gerçekler kurşunla yok edilemez. Zülfü Bal’ın hedef alındığı bu çirkin saldırıyı en sert ifadelerle lanetliyor; soruşturmayı kararlılıkla sürdüren Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm kurumları açıkça takdir ediyoruz.

Çünkü adaletin olduğu yerde korku barınamaz. Ve adalet mutlaka tecelli eder.