Yapılan değerlendirmede, sağlık çalışanlarının 2025 yılına girerken temel beklentilerinin karşılanmadığına dikkat çekildi. Emekliliğe yansıyan tek kalem maaş talebi, enflasyon karşısında erimeyen ücretler, adil nöbet ve fazla mesai düzenlemeleri, sağlıkta şiddeti önleyici etkili mekanizmalar ve personel açığının giderilmesine yönelik adımların yıl boyunca hayata geçirilmediği ifade edildi.

Artan hasta yoğunluğu, kronik personel eksikliği ve performans odaklı çalışma sistemi nedeniyle sağlık çalışanlarının iş yükünün her geçen gün arttığı belirtilirken, mevcut düzenin mesleki motivasyonu ciddi şekilde zayıflattığına dikkat çekildi. Ekonomik şartların ağırlaşmasıyla birlikte maaş artışlarının reel anlamda bir iyileşme sağlamadığı, alım gücünün ise belirgin şekilde düştüğü kaydedildi.

Döner sermaye ve ek ödeme uygulamalarının adaletsiz yapısının sürdüğü, artan nöbet ve fazla mesaiye rağmen emeğin karşılığının yeterince verilmediği değerlendirmesi yapıldı. Bunun yanı sıra, keyfi görevlendirmeler, liyakatten uzak uygulamalar ve yönetim baskılarının çalışma barışını olumsuz etkilediği ifade edildi.

Sağlıkta şiddet konusunun ise 2025 yılı boyunca çözüme kavuşmadığına dikkat çekilerek, caydırıcı ve kalıcı önlemlerin sahaya yansımadığı belirtildi. Çalışan güvenliğinin birçok kurumda kâğıt üzerinde kaldığı, bu durumun sağlık emekçilerinin psikolojik yükünü artırdığı vurgulandı.

Başkan Alan: “Milletvekillerimizin Hastane Girişimini Takdirle Karşılıyoruz”
Başkan Alan: “Milletvekillerimizin Hastane Girişimini Takdirle Karşılıyoruz”
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, gelinen noktada sağlık çalışanlarının yalnızca yorgun değil, aynı zamanda umutsuz ve mesleki tükenmişlik içerisinde olduğu ifade edildi. İnsan onuruna yakışır çalışma koşullarının bir tercih değil zorunluluk olduğu belirtilirken, sağlık çalışanlarının taleplerinin görmezden gelinmesinin sağlık sistemini daha da kırılgan hâle getireceği uyarısında bulunuldu.

Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası tarafından yapılan değerlendirmede, sağlık çalışanlarının yaşadığı tükenmişliğin yalnızca bireysel bir sorun olmadığı, bunun doğrudan toplum sağlığını etkileyen bir mesele olduğu vurgulandı. Mevcut anlayış değişmediği sürece sorunların derinleşerek devam edeceği belirtilerek, sağlık emekçilerinin sesinin daha fazla ertelenmemesi gerektiği ifade edildi.