İsrail’deki parlamento seçimleri ve Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, altın piyasasının gündeminde öne çıkıyor. Altın fiyatlarının seyrini değerlendiren Hasan Acar, seçim sonuçlarının yanı sıra bölgede oluşacak siyasi tablonun ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) vereceği mesajların yakından takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Acar, altının yönünü belirleyecek temel unsurların başında bölgesel gerilimlerin seyri ve küresel para politikalarının geldiğini ifade ederek, “Belirsizliğin veya bölgesel tansiyonun artması güvenli liman talebini güçlendirebilir. Ancak altının önündeki en büyük kısa vadeli sınav FED kararı olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER YAKINDAN İZLENİYOR

İsrail’de 120 sandalyeli Knesset için gerçekleştirilen seçimler, yalnızca ülkenin iç siyasi dengeleri bakımından değil, Gazze, İran ve bölgesel güvenlik politikalarının geleceği açısından da önem taşıyor.

Seçim sonrasında oluşacak siyasi tablonun ve hükümet kurma sürecinin bölgedeki gerilimi nasıl etkileyeceği merak edilirken, bu gelişmelerin altın fiyatlarına yansımaları da yatırımcılar tarafından takip ediliyor.

Hasan Acar, piyasanın yalnızca seçim sonuçlarına odaklanmadığını belirterek, “Altın açısından önemli olan yalnızca seçimden kimin güçlü çıkacağı değil. Seçim sonrasında Orta Doğu’da tansiyon düşecek mi, yoksa siyasi belirsizlik ve çatışma riski devam mı edecek? Piyasa esas olarak buna bakacaktır.” ifadelerini kullandı.

ALTIN FİYATLARINDA İKİ OLASILIK ÖNE ÇIKIYOR

Acar’a göre seçim sonrasında Orta Doğu’da tansiyonun düşeceğine yönelik güçlü bir beklentinin oluşması, altına yönelik güvenli liman talebini kısa vadede zayıflatabilir. Buna karşılık hükümet kurma sürecinde belirsizliğin uzaması veya İran başta olmak üzere bölgedeki gerilimin yeniden yükselmesi, altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer alabilir.

Bu nedenle önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmelerin yönü, altın piyasasının hareketleri açısından belirleyici olacak.

ONS ALTIN 4 BİN DOLAR SEVİYESİNDE

Altın fiyatları son iki işlem gününde dalgalı bir seyir izledi. Ons altın, pazartesi günü üç ayın en düşük seviyelerinden toparlanarak yükseliş kaydederken, salı günü doların güçlenmesi ve ABD tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalmasıyla yeniden baskı altında kaldı.

Özel Okul Öğretmenlerine Yeşil Pasaport Teklifi TBMM’de
Özel Okul Öğretmenlerine Yeşil Pasaport Teklifi TBMM’de
İçeriği Görüntüle

27 Ekim itibarıyla ons altın 4 bin dolar civarında, gram altın ise 6 bin 400 lira bandında işlem gördü.

Ons altında 4 bin dolar seviyesinin önemine işaret eden Hasan Acar, bu bölgenin fiyatların yönü açısından kritik olduğunu belirtti. Acar, “4 bin dolar psikolojik açıdan çok önemli bir bölge. Bu seviyenin altında kalıcı fiyatlamalar yeni satış baskısını beraberinde getirebilir. Ancak jeopolitik riskin artması halinde aynı bölgeden güçlü alımların geldiğini de görebiliriz.” dedi.

ALTININ YÖNÜNDE FED KARARI BELİRLEYİCİ OLABİLİR

Altın piyasasında gözler yalnızca Orta Doğu’daki gelişmelere değil, 28 Ekim’de açıklanması beklenen FED kararına da çevrildi. FED’in faiz politikası ve karar sonrasında vereceği mesajların doların seyri, ABD tahvil faizleri ve dolayısıyla altın fiyatları üzerinde etkili olması bekleniyor.

Acar, İsrail’deki seçim sürecinin güvenli liman talebini etkileyebileceğini ancak altının orta vadeli yönü açısından FED’in açıklamalarının daha belirleyici olabileceğini vurguladı.

FED’in sıkı para politikasını sürdüreceğine yönelik mesajlar vermesi durumunda ons altında 4 bin doların altındaki seviyelerin yeniden gündeme gelebileceğini belirten Acar, daha ılımlı mesajların ve Orta Doğu’da artabilecek jeopolitik risklerin ise altın fiyatlarında yukarı yönlü hareketi destekleyebileceğini ifade etti.

YATIRIMCILARA TEMKİNLİ HAREKET ETME ÇAĞRISI

Altın piyasasının aynı anda siyasi gelişmeleri, çatışma risklerini, petrol fiyatlarını ve faiz kararlarını fiyatladığını belirten Hasan Acar, yatırımcıların tek bir gelişmeye dayanarak karar vermemesi gerektiğini söyledi.

Önümüzdeki günlerde İsrail’deki seçimlerin ardından şekillenecek siyasi tablonun, hükümet kurma sürecinin, FED kararının ve ABD’den gelecek ekonomik verilerin piyasalar üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini kaydeden Acar, sert fiyat hareketlerine karşı hazırlıklı olunması çağrısında bulundu.