Elazığ’ın köklü tarihi ve güçlü kültürel mirasına rağmen coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası düzeyde korunması konusunda yeterli ilerleme sağlanamadığını dile getiren Ballıca, kentin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş 13 ürünü bulunduğunu ancak Avrupa Birliği tarafından tescil edilen herhangi bir ürününün bulunmadığını ifade etti. Bu durumun Elazığ için önemli bir eksiklik olduğunu belirten Ballıca, yerel ürünlerin değerinin artırılması ve dünya pazarlarında yer bulabilmesi için coğrafi işaret tescillerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Gıdanın günümüzde stratejik bir alan haline geldiğini vurgulayan Ballıca, yerel ürünlerin korunması, üretimin sürdürülebilir şekilde artırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesinde coğrafi işaretlerin önemli rol oynadığını belirtti. Avrupa Birliği tescilinin ise özellikle uluslararası pazarlara açılma ve ürünlerin özel statü kazanması açısından büyük avantaj sağladığını dile getirdi.
Ballıca, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde coğrafi işaret süreçlerini yürütecek özel bir birim oluşturmayı planladıklarını da açıkladı. Bu kapsamda uzmanlardan ve ilgili kurumlardan oluşacak bir yapı kurulacağını ifade eden Ballıca, her yıl en az 5 ürünün Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tescil edilmesini hedeflediklerini kaydetti. Dört yıllık görev süresi içinde ise Elazığ’a ait 4 ürünün Avrupa Birliği tarafından tescillenmesi için çalışmalar yürütüleceğini belirtti.
Öte yandan Elazığ milletvekillerinin de bu konuda çeşitli girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Ballıca, özellikle Baskil kayısısının tescillenmesi yönünde yürütülen çalışmaların önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Menceki buğdayı ve Ağın leblebisi için başlatılan girişimlerin de şehir adına değerli olduğunu ifade ederek, bu süreçlerde tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ballıca, Elazığ’ın tarımsal ve kültürel değerlerinin korunması ve uluslararası düzeyde tanıtılması için coğrafi işaret çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.





