Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2025-2026 dönemi için açıklanan hububat alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Birlik tarafından yayımlanan açıklamada, mevcut fiyatların üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı belirtilerek, buğday üretiminin sürdürülebilirliği açısından yeni bir düzenleme yapılması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, ekmeklik buğday için kilogram başına 16,50 TL olarak duyurulan alım fiyatının, üreticinin artan maliyetleri karşısında yeterli gelir elde etmesini sağlamadığı vurgulandı. Birlik tarafından yapılan maliyet hesaplamalarında, 2025-2026 üretim sezonunda buğdayın kilogram maliyetinin 15,76 TL seviyesine ulaştığı kaydedildi.
Türkiye’de uzun yıllardır ortalama buğday veriminin dekara 290 kilogram seviyesinde gerçekleştiği belirtilirken, bu yıl iklim koşulları ve yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle ortalama verimin 330 kilogram civarında olmasının beklendiği aktarıldı. Ancak verimdeki artışa rağmen girdi maliyetlerindeki yükselişin üreticinin kazancını önemli ölçüde azalttığına dikkat çekildi.
Birlik açıklamasında, tarımsal girdi fiyatlarında yaşanan artışların üreticiyi zor durumda bıraktığı ifade edilerek, çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için ekmeklik buğday fiyatının destekler hariç kilogram başına en az 20 TL olması gerektiği savunuldu. Ayrıca, tarımsal girdi fiyat endeksindeki yükselişin yüzde 35 seviyelerinde gerçekleşmesine karşın buğday fiyatındaki artışın yüzde 22 düzeyinde kaldığına işaret edildi.
Türkiye’de buğday ekim alanlarının yıllar içerisinde önemli ölçüde daraldığına da dikkat çekilen açıklamada, 1990’lı yıllarda yaklaşık 10 milyon hektar olan ekim alanlarının günümüzde 7 milyon hektar seviyelerine gerilediği belirtildi. Bu durumun uzun vadede üretim kapasitesi ve gıda arzı açısından risk oluşturabileceği ifade edildi.
TZYMB, buğday üretiminin artırılması ve çiftçinin üretimde kalmasının sağlanabilmesi için destekleme politikalarının güçlendirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, planlı üretim modelinin etkin şekilde uygulanması ve piyasalardaki spekülatif hareketlere karşı üreticinin korunması gerektiğini vurguladı.
Açıklamanın sonunda, nüfus artışına rağmen buğday üretimindeki yükselişin aynı hızda gerçekleşmediği belirtilerek, stratejik öneme sahip olan buğdayda üretimin artırılmasının hem tarımsal sürdürülebilirlik hem de ülkenin gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığı kaydedildi.




