söyledi. Ramazan ayının
sigarayı bırakmak isteyenler için bir fırsat olduğunu ifade eden Prof. Dr. Açık ayrıca, 3-7
Haziran tarihleri arasında Elazığ’da, ulusal ve uluslararası katılımcıların yer alacağı bir
tütün kontrolü kongresi düzenleyeceklerini açıkladı.
Dünya genelinde her yıl yedi milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine yol açan sigara, kalp
ve solunum yolu hastalıklarından 20’den fazla kanser türüne kadar pek çok hastalığın ana risk
faktörü olarak kabul ediliyor. 1993 yılında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim
Dalı bünyesinde kurulan ve o tarihten itibaren eğitimden politika geliştirmeye kadar pek çok
çalışmaya öncülük eden Sağlığı Geliştirme ve Sigara ile Mücadele Derneği, bu yıl ulusal ve
uluslararası camiayı Elazığ’da bir araya getirerek, sigaranın zararlarına ve bu süreçteki
mücadeleye tüm yönleriyle dikkat çekmeye hazırlanıyor. Dernek Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık,
9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigaranın zararlarına ve
yakın zamanda çıkması beklenen yeni yasal düzenlemelere değinirken kongre hakkında da bilgi
verdi.
“Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için mücadele etmeliyiz”
Sigaranın, içeriğindeki yüksek bağımlılık yapıcı nikotin ve yaklaşık dört bin kadar zehirli madde ile
insan sağlığı üzerindeki en büyük tehditlerden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yasemin Açık,
“Dünya Sağlık Örgütü, hastalık, ölüm, ekonomik kayıp ve iş gücü kaybına yol açan tütün ve tütün
ürünlerinin kullanımını, ‘dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını’ olarak niteliyor. Bu
salgın sadece kullanıcıları değil, çocuklardan yaşlılara kadar toplumun her ferdini etkileyerek
yaşam boyu süren sağlık sorunlarına yol açıyor. Hatta pasif etkilenim henüz anne karnında
başlıyor; sigara dumanı düşük riskini, ölü doğumları ve yenidoğan ölümlerini artırıyor.
Günümüzde yaygınlaşan ısıtılmış tütün ürünleri, elektronik sigaralar ve nargileler de kesinlikle
güvenli olmayıp sigara ile benzer riskler taşıyor. Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi nikotin
bağımlılığına hapsetmek amacıyla agresif şekilde pazarlanan bu ürünlere karşı topyekûn
mücadele etmeliyiz” dedi.
“Ramazan ayı sigarayı bırakmak için dönüm noktası olabilir”
Ramazan ayının sigara bağımlılığından kurtulmak için bir fırsat olduğunu belirten Prof. Dr. Açık,
“Oruç tutan kişiler, uzun saatler boyunca sigara içmeden de durabileceklerini gösteriyor. Bu özel
ayın sağladığı irade ve disiplini bir dönüm noktası olarak kabul edip hayatlarında yeni, sağlıklı bir
dönem başlatabilirler. Dernek olarak geçtiğimiz yıllarda yaptığımız 'Bırak-Kazan'
kampanyalarımızla binlerce kişinin sigarayı bırakmasına vesile olduk. Sigarayı bırakanlar için en
büyük ödül hem sağlığa kavuşmaları hem de artık pasif etkilenime maruz kalmayacak ailelerinin,
yakınlarının sağlığını korumalarıdır” diye konuştu.
“Genişletilmiş yasak kadar tavizsiz denetim de şart”
Sigara yasaklarının kapsamını genişletmeyi hedefleyen ve yakın zamanda çıkması beklenen yeni
yasal düzenlemeyi desteklediklerini ifade eden Prof. Dr. Açık şöyle devam etti; “Sigaraların
marketlerde durduğu raftan kamusal alanda daha fazla dumansız hava sahası oluşturmaya
uzanan düzenlemeler, toplum sağlığına büyük fayda sağlayacak. Ancak bir yasal düzenlemenin
varlığı kadar, o düzenlemenin sahada nasıl karşılık bulduğu ve ne derece etkin denetlendiği de bir
o kadar önem taşıyor. Dernek olarak, mevzuatın uygulanmasına yönelik ihlallerin oluştuğunu ve
denetimlerin yetersiz kaldığını gözlemliyoruz. Bu durum, ülkemizde tütünle mücadele adına
yıllardır verilen büyük emeklerin heba olmasına neden olur. Yasakların delinmesine asla göz
yumulmamalı, denetimler kararlılıkla sürdürülmelidir.”
“Ülkemizde tütün kontrolü mücadelesi Elazığ’da doğdu”
Derneğin temellerinin atıldığı Elazığ’ın, tütün ile mücadeledeki önemini vurgulayan Prof. Dr. Açık,
“Ülkemizde tütün kontrolü mücadelesi Elazığ’da doğdu, filizlendi ve büyüdü. 1990’lı yılların
başında bir grup idealist halk sağlığı uzmanı olarak yaktığımız küçük bir kıvılcım, zamanla
ülkemizin en güçlü halk sağlığı hareketlerinden birine dönüştü. Şimdi de tütünsüz bir geleceğin
merkezi olabileceğine inandığımız şehrimizde önemli bir kongre düzenleyeceğiz. 3-7 Haziran 2026
tarihlerinde gerçekleşecek ‘Uluslararası Katılımlı Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’ ile bilim
dünyasını ve tüm paydaşlarımızı bir araya getireceğiz. Tütünün ve diğer yeni nesil ürünlerin halk
sağlığına etkilerinden endüstrinin taktiklerine karşı savunuculuk stratejilerine kadar pek çok
konuyu disiplinler arası bir yaklaşımla tartışacağız” açıklamasında bulundu.
Prof. Dr. Açık ayrıca dernek tarafından 1994’te yayımlanmaya başlayan ve periyodik bilimsel bir
dergi olan ‘Sağlık İçin Sigara Alarmı Dergisi’ni geçen yıl itibarıyla yeniden okurlarıyla
buluşturmaya başladıklarını hatırlattı.




