Toplu Taşımada Ramazan Ayı Düzenlemesi
Toplu Taşımada Ramazan Ayı Düzenlemesi
İçeriği Görüntüle

“BU TARİHİ SORUMLULUĞUN BİLİNCİNDEYİZ”
Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Elazığ TSO Başkan Adayı Ahmet Ballıca, yaklaşan Ramazan ayına dikkat çekerek, “Öncelikle Ramazan-ı Şeriflerinizi şimdiden tebrik ediyor, yapacağımız ibadet ve hayırların kabul olmasını diliyorum. Bayram sevincinde buluşmayı Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.
2026 yılı sonbaharında Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin yapılacağını hatırlatan Ballıca, “İş dünyamıza ve şehrimize, günün ihtiyaç ve koşullarına uygun, Türkiye’yi ve dünyayı anlayan bir perspektifle hizmet edebilmek adına seçimlere ve seçimler sonrası Oda yönetimine çok ciddi bir şekilde hazırlanmaktayız” ifadelerini kullandı.


ELAZIĞ TSO TARİHİ BİR MİSYONA SAHİP”
1884 yılında kurulan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın köklü bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken Ballıca, Elazığ’ın 4 bin yıllık kadim bir kültürün bugünkü emanetçisi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu şehrin bize bıraktığı mirası gelecek nesillere taşımak, Elazığ’ı sosyo-kültürel ve ekonomik yönden geliştirmek için bu tarihi sorumluluğu omuzlarımızda hissediyoruz. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası; temsil, talep ve icra makamı olarak hem iş dünyasının sürdürülebilirliği hem de şehrin topyekûn kalkınması açısından son derece önemli bir kurumdur.”



“MEVCUT POTANSİYEL İLE BULUNDUĞUMUZ NOKTA AYNI DEĞİL”
Elazığ ve Karakoçan’ın sahip olduğu potansiyelin mevcut gelişmişlik düzeyiyle örtüşmediğini ifade eden Ballıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2025 yılı Sosyo Ekonomik Gelişmişlik Endeksi’ne (SEGE) dikkat çekti. Ballıca, “Bu endekste Elazığ 4’üncü, Karakoçan ise 5’inci bölgede yer almaktadır. Oysa ne Elazığ ne de Karakoçan bu sıralamayı hak etmektedir. Karakoçan’ın böylesi bir raporda 5’inci basamakta yer alması kabul edilebilir değildir” dedi.
“KARAKOÇAN AYRI BİR DEĞERDİR”
Karakoçan’ın inanç, doğa ve termal turizm açısından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Ballıca, “Hz. Kureyş’in ikametgâhının bulunduğu, Garip Baba, Pir Cemal Abdal Hazretleri, Güzel Baba ve Sefkar Baba gibi gönül erenlerinin mekânı olan Karakoçan; Golan Kaplıcaları, doğa ve su sporları, avcılık ve tarih turizmiyle ayrı bir değerdir. Hayvancılık ve tarımın merkezi olan bu bölge ne yazık ki bugün hiçbir alanda hak ettiği noktada değildir” diye konuştu.


“ÜÇ BÜYÜK PROJE HAMLESİ HAYATA GEÇECEK”
Karakoçan ve çevresinin kalkınması için somut projeler hazırladıklarını vurgulayan Ballıca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Yerel Kalkınma Girişimi programı kapsamında turizm, tarım, hayvancılık ve imalat sanayinde çok önemli destekler bulunmaktadır. Elazığ TSO’nun öncülüğünde bu destekleri yatırıma ve istihdama dönüştürmek zorundayız” dedi.
Ballıca, Avrupa’da yaşayan Elazığlı iş insanlarının önemli bir sermaye ve bilgi birikimine sahip olduğunu belirterek, “Bu bölgede üç büyük proje hamlesini hayata geçireceğiz. Golan’daki jeotermal kaynakla jeotermal sera yatırımı, termal sağlık turizmi yatırımı ve hayvancılık alanında süt besiciliğine yönelik Süt Besi Organize Sanayi Bölgesi ve entegre kombina yatırımı bunların başında geliyor” ifadelerini kullandı.
“ORTAK SORUMLULUK VE AİDİYET ŞART”
Bu projelerin hayata geçebilmesi için ortak akıl ve güçlü bir kurumsal iradenin şart olduğunu vurgulayan Ballıca, “Eğer Ticaret ve Sanayi Odası inisiyatif almaz ve aksiyon geliştirmezse bireysel çabalar yetersiz kalır. Karakoçan’ın ve tüm ilçelerimizin geleceği için ortak sorumluluk ve aidiyet duygusuyla hareket etmeliyiz” dedi.
Elazığ ve Karakoçan iş dünyasına güvendiğini belirten Ballıca, “Hiçbirimizin bir koltuk ya da statü hedefi yok. Ortak paydada buluşarak müşterek hedeflere odaklanmalı, ortak geleceğimizi kararlılıkla birlikte inşa etmeliyiz” diyerek
sözlerini tamamladı.