Kamu Sağlık-Sen Genel Başkanı Ümit Karataş, açıklanan enflasyon rakamları ve bu rakamlara bağlı olarak belirlenen maaş artışlarının memur, emekli ve dar gelirli kesimlerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını belirtti. Yapılan değerlendirmede, enflasyon verilerindeki farklılıkların toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediği ve alım gücünde ciddi kayıplara yol açtığı vurgulandı.
Açıklamada, ENAG’ın Aralık ayı enflasyonunu aylık yüzde 2,11, yıllık yüzde 56,14 olarak açıklamasına karşın, TÜİK’in aynı dönem için aylık yüzde 0,89, yıllık yüzde 30,89 oranlarını duyurduğu hatırlatıldı. TÜİK verilerinin Kasım ayında olduğu gibi Aralık ayında da beklentilerin altında kaldığına dikkat çekilerek, bu durumun kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğu ifade edildi.
Açıklanan rakamlar doğrultusunda 1 Ocak 2026 itibarıyla memur ve memur emeklilerine yüzde 18,61, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 12,19 oranında artış yapılacağına işaret edilen değerlendirmede, en düşük emekli maaşının 18 bin 938 TL seviyesinde kalmasının milyonlarca emekliyi açlık sınırına yaklaştırdığı belirtildi. Yapılan artışların, yükselen hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığı ve temel ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırdığı vurgulandı.
Karataş, alım gücündeki ciddi erimenin göz ardı edildiğini, refah payı gibi telafi edici düzenlemelerin gündeme alınmadığını belirterek, mevcut uygulamaların vatandaşın mutfağındaki sorunları çözmekten uzak olduğunu ifade etti. Gerçek enflasyonun altında kalan zam oranlarının ve refah payının yok sayılmasının çalışanları daha da zor durumda bıraktığı kaydedildi.
Sendikal yapıların sürece yeterince tepki göstermediğine de dikkat çekilen açıklamada, çalışanların haklarını savunması gereken yapıların etkisiz kaldığı, bunun da emeğin korunması açısından ciddi bir sorun oluşturduğu belirtildi. Memurdan emekliye, asgari ücretliden dar gelirliye kadar geniş kesimlerin yaşanan tabloyu net şekilde gördüğü ifade edilirken, açıklanan enflasyon rakamları ile vatandaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki fark büyüdükçe yoksulluğun derinleştiği vurgulandı.
Kamu Sağlık-Sen, mevcut sistemin çalışanlar aleyhine işlediğini belirterek, toplu görüşme süreçlerinin eşit şartlarda yürütülmesini sağlayacak yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ve çalışanların haklarının korunmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.




