Baharın gelişini simgeleyen geleneksel takvime göre ikinci cemre 26 Şubat itibariyle suya düştü. Doğadaki ısınma sürecinin ikinci aşaması olarak kabul edilen bu dönem, su kaynaklarında sıcaklık artışının başladığını ifade ediyor. Kış mevsiminin sert koşullarının yerini daha ılıman hava şartlarına bırakmaya başladığı bu süreç, baharın yaklaşmakta olduğuna dair önemli işaretler arasında gösteriliyor.
Cemre kavramı, köken itibarıyla Arapça “kor” veya “ateş” anlamını taşıyor. Anadolu’da yüzyıllardır sürdürülen inanışta cemre; gökten düştüğüne inanılan ve düştüğü yeri ısıtan görünmez bir ateş parçası şeklinde tasvir ediliyor. Bu inanışa göre cemreler sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşerek doğadaki sıcaklık artışının aşamalarını simgeliyor. İlk cemre 19 Şubat’ta havaya düşerek mevsimsel değişimin başlangıcını temsil etmişti.
İkinci cemrenin suya düşmesiyle birlikte göller, nehirler ve diğer su kütlelerinde buz çözülmeleri ile sıcaklık yükselişlerinin başladığı kabul ediliyor. Geleneksel doğa gözlemlerine dayanan bu takvim anlayışı, geçmiş dönemlerde özellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan topluluklar için önemli bir yol gösterici niteliği taşıyordu. Su kaynaklarının çözülmesi, hayvanların sulanması, göç hazırlıkları ve üretim planlamaları açısından belirleyici bir zaman dilimi olarak görülüyordu.

Toprağın ısınmasını simgeleyen üçüncü cemrenin ise 5 Mart’ta düşmesi bekleniyor. Bu tarih, halk takviminde doğanın gerçek anlamda uyanışa geçtiği ve bahar koşullarının belirginleştiği dönem olarak kabul ediliyor. Toprağın yumuşamasıyla birlikte tarımsal faaliyetlere hazırlık süreci hız kazanıyor; çiftçiler toprak kontrolü, ekim planlaması ve sulama düzenlemelerini bu dönemde yapmaya başlıyor.
Cemrelerin havadan suya, sudan toprağa doğru ilerleyen sıralaması, doğanın ısınma düzenine ilişkin gözleme dayalı geleneksel bir bilgi birikimini yansıtıyor. Önce atmosferde hissedilen sıcaklık artışı, ardından su kütlelerine yansıyor, en son ise toprak sıcaklık değişimine tepki veriyor. Bu sistematik sıralama, geçmiş toplumların doğayı dikkatle izleyerek oluşturdukları takvimsel bilginin kültürel miras olarak günümüze kadar ulaştığını ortaya koyuyor.
İkinci cemrenin ardından son cemre için geri sayım sürerken, mevsimsel geçişin etkilerinin önümüzdeki günlerde daha belirgin hissedilmesi bekleniyor. Uzmanlara göre cemre takviminin tamamlanmasıyla birlikte hem hava sıcaklıklarında artış hem de doğadaki canlılıkta gözle görülür değişimler yaşanacak. Bu süreç, kışın durağan atmosferinden baharın hareketli dönemine geçişin doğal bir işareti olarak değerlendiriliyor.




