Elazığ Müteahhitler Derneği (ELMÜTDER), kentsel dönüşüm sürecinde önemli bir teşvik unsuru olarak uygulanan yüzde 10 emsal artışının süresinin dolmak üzere olduğunu hatırlatarak, bu durumun dönüşüm çalışmalarında ciddi aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Dernek, 2020 Elazığ Depremi ve 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında riskli yapı stokunun dönüşümünün hız kazandığını ancak mevcut uygulamanın sona ermesinin süreci olumsuz etkileyeceğini belirtti.
Depremlerle birlikte yapı güvenliğinin ve kent planlamasının hayati bir öneme sahip hâle geldiği Elazığ’da, kentsel dönüşüm çalışmaları şehrin geleceği açısından kritik bir noktada bulunuyor. Bu kapsamda Elazığ Belediyesi tarafından hayata geçirilen yüzde 10 emsal artışı uygulaması, vatandaşlar ile yükleniciler arasındaki uzlaşmayı kolaylaştıran, dönüşüm projelerinin ekonomik açıdan uygulanabilirliğini artıran önemli bir mekanizma olarak öne çıkıyor. Söz konusu uygulama sayesinde birçok riskli yapı yıkılarak, güncel deprem yönetmeliklerine uygun, güvenli ve modern yapılar inşa edildi.
Ancak emsal artışı kararının 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla sona erecek olması, hâlen dönüşüm ihtiyacı bulunan mahallelerde sürecin yavaşlamasına ve bazı projelerin askıya alınmasına neden olabilecek bir risk oluşturuyor. Elazığ’daki yapı stokunun önemli bir bölümünü, 1999 öncesi inşa edilmiş, mühendislik hizmeti yetersiz ve yüksek risk taşıyan binalar oluşturuyor. 2023 depremleriyle birlikte bu yapıların taşıdığı tehlike bir kez daha açık şekilde ortaya kondu.
Artan inşaat maliyetleri, arsa ve mülk sahiplerinin beklentileri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve mevcut piyasa koşulları dikkate alındığında, kentsel dönüşüm projelerinin emsal artışı gibi destekleyici uygulamalar olmadan hayata geçirilmesinin giderek zorlaştığı görülüyor. Bu durum yalnızca sektör temsilcilerini değil, doğrudan vatandaşların can güvenliğini, şehir estetiğini ve Elazığ’ın uzun vadeli gelişimini de yakından ilgilendiriyor.
ELMÜTDER, bu çerçevede yüzde 10 emsal artışı uygulamasının deprem riski devam eden bölgeler için yeniden değerlendirilmesini, kentsel dönüşümün sadece imar düzenlemesi olarak değil, afet riskini azaltmaya yönelik bütüncül bir politika olarak ele alınmasını talep ediyor. Ayrıca dönüşüm sürecini hızlandıracak ve vatandaşların uzlaşmasını kolaylaştıracak alternatif teşvik modellerinin de gündeme alınması gerektiğine dikkat çekiliyor. Harç indirimleri, otopark muafiyetleri ve katılım payı kolaylıkları gibi düzenlemelerin sürece katkı sağlayabileceği vurgulanıyor.
Elazığ’daki müteahhitler, kentsel dönüşümün yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, güvenli şehirler inşa etme sorumluluğu taşıyan hayati bir süreç olduğunun altını çizerek, 2020 ve 2023 depremlerinin ortaya koyduğu gerçekler ışığında ilgili kararın yeniden ele alınmasını ve yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sürdürülebilir çözümler üretilmesini istiyor.




