ÜLKE YÖNETİMİ ASKERİ KONSEYE GEÇTİ
Türkiye, 12 Eylül 1980 sabahına askeri müdahale haberiyle uyandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in liderliğindeki Milli Güvenlik Konseyi, yönetime el koyduğunu açıkladı. Darbe bildirisi TRT üzerinden halka duyuruldu.
Askeri yönetim, müdahalenin gerekçeleri arasında ülkedeki siyasi istikrarsızlığı, sağ-sol çatışmasını ve artan şiddet olaylarını gösterdi. Ancak darbenin ardından demokratik siyasal yaşam askıya alındı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümet feshedilirken siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu. Yasama ve yürütme yetkileri Milli Güvenlik Konseyi tarafından kullanılmaya başlandı.
YÜZ BİNLERCE KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Darbe sonrasında ülke genelinde geniş çaplı gözaltılar ve siyasi davalar başladı. TBMM kayıtlarında 650 bin kişinin gözaltına alındığı, 1 milyon 683 bin kişinin fişlendiği ve 230 bin kişinin yargılandığı belirtiliyor.
Dönemin en ağır sonuçlarından biri ise idam cezaları oldu. TBMM verilerine göre 517 kişiye idam cezası verildi ve bunlardan 50'sinin cezası infaz edildi. Darbe döneminde işkence ve kötü muameleye ilişkin çok sayıda olay da kayıtlara geçti.
1982 ANAYASASI KABUL EDİLDİ
Askeri yönetim döneminde yeni anayasa hazırlandı. 7 Kasım 1982'de halkoyuna sunulan anayasa kabul edildi ve 9 Kasım'da yürürlüğe girdi.
1983 yılında yapılan seçimlerin ardından sivil yönetime geçiş gerçekleşti. Böylece 12 Eylül'ün başlattığı askeri yönetim dönemi sona erdi.
12 EYLÜL'ÜN İZLERİ SÜRÜYOR
12 Eylül 1980, Türkiye'nin yakın tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Darbe döneminde yaşanan tutuklamalar, yargılamalar, idamlar, işkenceler ve siyasi yasaklar, Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları tartışmalarında uzun yıllar gündemde kaldı.
12 Eylül, üzerinden yıllar geçmesine rağmen Türkiye'nin toplumsal ve siyasi hafızasında etkileri devam eden bir dönem olarak tarihteki yerini koruyor.




