Silinen Video da mı Yanlış Anlaşıldı?

Veysel Demirci’nin bir yayında kullandığı “Beni tanımayan Elazığlı değildir, benim tanımadığım da Elazığlı değildir” şeklindeki ifadeler Elazığ kamuoyunda ciddi bir tartışma başlatmıştır. Bu sözlerin “yanlış anlaşıldığı” yönündeki değerlendirmeler gündeme gelse de, ilk andan itibaren ifade biçiminin oldukça net olması nedeniyle bu açıklamayı ikna edici bulmadığımı belirtmek gerekir. Elazığ Bülten olarak biz de konuyu sahaya taşıyarak vatandaşların görüşlerine başvurduk. Yapılan sokak röportajlarında ortaya çıkan tablo, söz konusu ifadenin geniş bir kesim tarafından bir yakınlık vurgusu olarak değil, daha çok ayrıştırıcı bir yaklaşım olarak algılandığını göstermiştir. Sahadaki gözlemler de bu yönde net bir karşılık bulmuştur. Bugün gelinen noktada sözlerin yanlış anlaşıldığı yönünde yapılan açıklamalar bulunsa da, ortada yoruma açık bir muğlaklıktan ziyade doğrudan kurulan bir cümle vardır. Bu nedenle anlamın sonradan farklı bir çerçeveye çekilmesi kamuoyu açısından karşılık bulmamaktadır. Kamuoyunun ilk algısı, çoğu zaman sonradan yapılan düzeltme girişimlerinden daha belirleyici olmaktadır. Dikkat çeken bir diğer husus ise tartışmaya konu olan videonun kaldırılmasıdır. Eğer gerçekten yanlış anlaşılma iddiası güçlü bir zemine dayanıyorsa, beklenen yaklaşım içeriğin kaldırılması değil, tam aksine kamuoyunun aynı içeriğe erişiminin sürmesidir. Bu durum, ister istemez farklı soruları da beraberinde getirmektedir. Öte yandan bu süreç yerel medya alanında da bazı tartışmaları gündeme taşımıştır. Her yayın organının kendi yayın çizgisi içerisinde sahaya inerek sokak röportajı yapması son derece doğal ve gazeteciliğin temel bir parçasıdır. Bu bir rekabet meselesi değil, şehirdeki nabzı doğrudan ölçme meselesidir. Ancak bir YouTube kanalının sunucusu, programda yapılan açıklamada bazı basın kuruluşları gibi genelleyici bir ifade kullanması kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bir medya kuruluşunu “basın kuruluşları” gibi muğlak bir tanımla değerlendirmek hem mesleki etik açısından hem de kurumların kimliğine saygı bakımından sorunludur. Biz bir gazeteyiz, bir medya kuruluşuyuz ve yapılan genellemeler bu gerçeği değiştirmez. Daha da dikkat çekici olan nokta, bizim sahada zaten bu çalışmayı gerçekleştirmiş olmamızın ardından, aynı konunun tekrar edilmemesi gerekçesiyle geri adım atıldığının ima edilmesidir. Gazetecilikte bir konunun farklı mecralar tarafından ele alınması son derece olağandır. Bir yayın organının yaptığı haber nedeniyle başka bir yayın organının geri çekilmesi ya da bunu gerekçe göstermesi mesleki açıdan sağlıklı bir yaklaşım değildir. Bizim durduğumuz yer nettir. Gazetecilik, söylenen sözleri yumuşatma ya da farklı anlamlar yükleme alanı değildir. Ne duyuluyorsa, kamuoyuna o şekilde taşınması gerekir. Biz de bunu yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Sonuç olarak ortada yalnızca yanlış anlaşılmış bir ifade değil, toplumun önemli bir kesimi tarafından aynı şekilde algılanmış net bir söylem bulunmaktadır. Bu gerçeği değiştirmeye yönelik her yeni açıklama, tartışmayı bitirmek yerine daha da uzatmaktadır. Takdir Elazığ kamuoyunundur.