Elazığ İl Müftülüğü binası meselesi yeniden gündemde. Deprem sonrası geçici çözümlerle sürdürülen bu süreç, ne yazık ki hâlâ kalıcı bir noktaya ulaşabilmiş değil. Tartışmalar ise her defasında binanın nerede yapılacağı üzerinden şekilleniyor.
Son olarak AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı’nın, müftülük binasının Elysium Park yanına yapılmasına yönelik,
“Kıymetli başkanım, Elysium Park yanına bina yapılması konusunda sizinle aynı fikirdeyim. Daha ulaşılabilir olması açısından önemli buluyorum. Bu konuda sizlere destekçi olduğumu bilmenizi isterim.”
şeklindeki açıklaması kamuoyuna yansıdı.
Ancak bu noktada şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, mesele tek bir alanı işaret etmekten ibaret değildir. İl müftülüğü, her yaştan, her kesimden vatandaşın sıkça yolunun düştüğü bir kurumdur. Bu nedenle konum belirlerken “şurası olsun” yaklaşımı yerine, halkın tamamının rahatlıkla ulaşabileceği, şehirle bütünleşmiş bir alanın tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bir yerin ulaşılabilir olması tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda merkezi olması, günlük hayatın içinde yer alması ve vatandaşın işini kolaylaştırması gerekir. Müftülüğü şehirden kopuk ya da belirli bir bölgeyle sınırlı bir noktaya taşımak, hizmet anlayışıyla da örtüşmez.
Bu mesele kişisel görüşler ya da bireysel tercihler üzerinden değil, tamamen Elazığ halkının menfaati gözetilerek ele alınmalıdır. Beklenti de budur. Kalıcı, işlevsel ve Elazığ’a yakışır bir müftülük binası yapılacaksa, bu kararın geniş bir bakış açısıyla ve ortak akılla verilmesi gerekir.
Sonuç olarak, müftülük binası tartışmasının adresler üzerinden değil, halkın ihtiyaçları üzerinden yürütülmesi gerektiği kanaatindeyim. Doğru olan da budur.