Suriye’de tek merkezli bir devlet yapısı ve bütüncül bir güvenlik anlayışının esas alınmasının, ülkede yaşayan tüm kesimlerin haklarını güvence altına alan kapsayıcı bir zemini oluşturduğuna dikkat çeken Keleş, etnik ve mezhebi farklılıkların ayrıştırıcı değil birleştirici bir unsur olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu çerçevenin, Suriye’nin ortak geleceğini güçlendirecek temel bir ilke olduğu kaydedildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süredir Suriye’de birlik ve beraberliğin sağlanmasına yönelik kararlı duruş sergilediğini hatırlatan Keleş, Türkiye’nin süreç boyunca barış, istikrar ve kapsayıcı çözümleri önceleyen bir politika izlediğini belirtti. Türkiye’nin, bölge halklarının güvenliği ve huzuru için sorumluluk üstlenmeye devam ettiği vurgulandı.
Suriye’de birden fazla silahlı yapı ve devlet dışı unsurların varlığının istikrarsızlığı derinleştirdiğine işaret eden Keleş, bu durumun barış ortamını zedelediğini ve yalnızca çatışmadan beslenen odaklara alan açtığını kaydetti.
Açıklamasında Suriye’de yaşayan Türkmen, Arap, Kürt ve diğer tüm toplulukların geleceğinin ortak bir zeminde şekillenmesi gerektiğine dikkat çeken Keleş, bu birlikteliği zayıflatmaya yönelik her girişimin bölgesel huzuru olumsuz etkileyeceğini belirtti.
Milletvekili Keleş, Türkiye’nin komşu coğrafyalarda barışı, istikrarı ve insani değerleri önceleyen yaklaşımını kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.