Karne Tatili, Kar ve Elazığ: Bir Şehrin Sessiz Mutluluğu

Elazığ’da kar yağışı sadece bir doğa olayı değildir; aynı zamanda bir ruh hâlidir. Özellikle karne tatiline denk gelen kar, çocuklar için sevinç, büyükler için ise derin bir nostalji demektir. Okul zillerinin sustuğu, karnelerin çantalara konduğu günlerde gökyüzünden süzülen her kar tanesi, bu şehre ayrı bir anlam katar.

Çocuklar için karne tatili, özgürlüğün ilk adımıdır. Ancak Elazığ’da bu özgürlük, karla birleştiğinde bambaşka bir hâl alır. Sokaklarda kartopu sesleri yankılanır, mahalle aralarında kızaklar ortaya çıkar. Soğuk havaya rağmen yüzlerdeki tebessüm eksilmez. Kar, çocukların gözünde ne ulaşım zorluğudur ne de ayaz; onlar için kar, oyundur, neşedir, hatıraların başlangıcıdır.

Büyükler içinse kar, biraz yavaşlamaktır. İşe gitmenin zorlaştığı, sokakların sessizleştiği günlerde insanlar evlerine çekilir. Sobanın başında demlenen çay, pencereden izlenen bembeyaz sokaklar, geçmişin karne tatillerini hatırlatır. O günlerdeki saf sevinç, bugünün yorgunluğuna kısa bir mola verir.

Elazığ’da kar yağışı aynı zamanda bir sınavdır. Belediyelerin, kurumların ve yetkililerin hazırlığı; yolların açık tutulması, köy yollarının ulaşıma açılması bu sınavın en önemli parçasıdır. Çünkü kar, ne kadar güzel olursa olsun, tedbirsizlikle birleştiğinde çileye dönüşebilir. Bu noktada karne tatiliyle çakışan kar yağışı, doğru planlandığında hem çocuklar hem de şehir için bir avantaja dönüşür.

Karne tatili ve kar, Elazığ’da birbirine yakışan iki misafirdir. Biri çocukların emeğinin karşılığı, diğeri doğanın hediyesi… Birlikte geldiklerinde ise bu şehrin sokaklarını sessiz ama umut dolu bir mutluluk sarar. Belki de Elazığ’ın en güzel tarafı budur: Soğuğun bile içimizi ısıtmayı başardığı nadir şehirlerden biri olması.