Elazığ

“Fırat Üniversitesi Hakkındaki İddialar Gündemde”

Medya Adam YouTube kanalında yayımlanan Kırmızı Dosya programında gündeme taşınan iddialar, Fırat Üniversitesi ile ilgili devam eden hukuki süreci yeniden tartışmaya açtı. Programın sunucusu gazeteci Zülfü Bal tarafından dile getirilen iddialarda, Danıştay tarafından alınan kararların uzun süredir uygulanmadığı ve Yükseköğretim Kurulu nezdinde sürecin ilerlemediği öne sürüldü.

Programda aktarılan bilgilere göre; Danıştay 1. Dairesi, Fırat Üniversitesi bünyesinde görev yapan 29 akademisyen hakkında, kamu zararına yol açıldığı ve görevin kötüye kullanıldığı yönündeki iddiaların kapsamlı şekilde soruşturulması gerektiğine hükmetti. Bu doğrultuda bağımsız bir komisyon kurulması gerektiği ifade edilirken, söz konusu komisyonun henüz oluşturulmadığı iddia edildi.

Gazeteci Zülfü Bal, program boyunca herhangi bir kişi ya da kurumu peşinen suçlamadıklarını, yalnızca yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmesini talep ettiklerini vurguladı. Bal, iddiaların doğru olması halinde bunun son derece ciddi bir durum olacağını belirterek, kamu adına sürecin şeffaf biçimde yürütülmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Bizce de; eğer dile getirilen bu iddiaların gerçeklik payı varsa, yargı kararları doğrultusunda gecikmeksizin gereğinin yapılması, hem üniversitenin kurumsal itibarı hem de kamu vicdanının rahatlatılması açısından büyük önem taşımaktadır. İddialar doğru değilse, bunun da yine hukuki ve bağımsız bir inceleme sonucunda açıkça ortaya konulması gerekmektedir.

Programda, Danıştay’ın daha önce oluşturulan bir komisyonu yeterli bulmadığı ve yeni bir komisyon kurulmasını istediği, ancak sürecin uzatıldığı yönündeki iddialar da kamuoyuyla paylaşıldı. Bu durumun, zaman aşımı riskini beraberinde getirdiği ifade edildi.

Zülfü Bal tarafından yapılan değerlendirmelerde, adı geçen akademisyenlerin de sürecin bir an önce netleşmesi adına komisyon kurulmasını talep etmelerinin, kendileri açısından en sağlıklı yol olacağı görüşü dile getirildi. Masumiyet karinesine vurgu yapılırken, sürecin kişisel tartışmalardan uzak, tamamen hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Öte yandan, bilgi edinme başvurularına rağmen konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığı iddiası da gündeme taşındı. Bu durumun kamuoyundaki soru işaretlerini artırdığına dikkat çekildi.

Bizce; yargı kararlarının uygulanması, iddiaların aydınlatılması ve sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi, yalnızca ilgili kişiler açısından değil, kamu adına da bir zorunluluktur. Gözler, Danıştay kararları doğrultusunda YÖK ve ilgili kurumların atacağı adımlara çevrilmiş durumdadır.