BASIN SİTESİ KONUSUNDA ARTIK SÖZ DEĞİL, TAVIR ZAMANI

Basın sitesi meselesi Elazığ’da yıllardır konuşuluyor, gündeme geliyor, tartışılıyor ama sonuç yok. En açık ifadeyle söylüyorum: Bu iş artık laf kalabalığına dönmüştür ve kimse kusura bakmasın, bu tabloyu oluşturan herkes sorumludur.

Özellikle Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Bu konuyu geçmişte gündeme taşıyıp, sonra hiçbir sonuç almadan geri çekilmek nedir? Bugün aynı konuyu yeniden konuşuyorsak, bu bir başarı değil, tam aksine bir zafiyettir. Bu tutarsızlığı kimse görmüyor sanmayın.

Yerel gazeteler, kanallar ve bazı basın temsil yapıları da aynı tablonun içindedir. Konu gündemdeyken herkes destekçi gibi, herkes sahipleniyor gibi davranıyor ama iş sonuç almaya gelince ortada kimse kalmıyor. Açık söylüyorum: Bu, basın etiğiyle de, meslek dayanışmasıyla da bağdaşan bir durum değildir.

Daha da önemlisi, bu süreçte Elazığ’daki siyasi iradenin de ciddi bir sorumluluğu vardır.
Syn.Gürsel Erol, Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı bu şehirde sürekli kamuoyu önünde olan isimlerdir ama basın sitesi gibi net bir konuda ortada somut bir çaba göremiyoruz. Ama sadece bir vekilimiz, o da Syn. Semih Işıkver, yine size destek olurum dedi ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’la görüşmelerinde bu konuyu açtı. Diğer vekiller peki Elazığ basınının yanında olmak için ne yaptı? Bir hiç. Basın sitesi bu birkaç gündür gündemde ama tek bir vekil “biz de yanınızdayız” bile demiyorsa, Elazığ basını Nafiz Bey’in de dediği gibi ırgatmış vekillerin gözünde. Vekiller net adım, net irade, net sonuçlarla Elazığ basınının yanında olmalıdır.

Nafiz Koca tarafından dile getirilen birlik çağrısına kulak verilmelidir. Birlik sadece konuşarak olmaz. Eğer gerçekten birlik isteniyorsa, bu şehirde basın tek ses olmalıdır. Gerekirse de bu mesele çözülene kadar net bir duruş sergilenmelidir.

Benim tavrım nettir: Ya bu şehirdeki vekiller, cemiyetler ve basın temsilcileri gerçekten bir araya gelip bu basın sitesini sonuçlandıracaktır ya da herkes şunu bilmelidir ki bu süreç artık güven kaybına dönüşmüştür.

Elazığ basını ve bütün cemiyetleri şunu bilmelidir ki bu güven bir daha kolay kolay geri gelmez. Bir araya gelme tenezzülünde bulunmazsak herkes “ben” kavramıyla hareket eder, bizi paspas ederler.

Ve daha net söylüyorum: Eğer bu iş yine sonuçsuz kalırsa, Syn.Gürsel Erol, Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı dahil herkes şunu bilmelidir: Bu şehirde basın artık sadece izleyen değil, gerektiğinde tavır koyan bir noktaya gelir.

Nafiz Koca’nın “birlik” çağrısı da tam burada anlam kazanır. Ya gerçekten birlik olunur ve bu iş çözülür ya da Elazığ’da basın, sadece kullanılıp bir kenara bırakılan bir yapı olarak kalır.

Benim kararım nettir: Ya bu basın sitesi işi çözülür ya da bu sessizliğin, bu ilgisizliğin ve bu tutarsızlığın bedeli açıkça konuşulur.

“Siz böyle yapmaya devam ederseniz bizim de kararımız net olacaktır. Bu sadece bizim gazetemizle olacak bir iş değildir. Ben bir cemiyet başkan yardımcısıyım ve kimseden de bir korkum yok. Vekiller destek olmasa dahi ben şahsen üzerime düşen ne varsa yaparım. Bunu kimse bir tehdit olarak algılamasın; biz kimsenin uşağı değiliz. Kalemimizi oynatacağımız adresleri iyi biliriz, kimseden korkumuz ve kaygımız yoktur. Tavrım nettir. 6 yıldır tek başına mücadele eden bir gazeteci olarak gerekirse bir 6 yıl daha tek başıma mücadele ederim ama bu sessizliği bozarım.”