4 Bin Lira ile Öğrenci Olmak

KYK bursu 2026 yılı itibarıyla 4 bin liraya yükseltildi. Kağıt üzerinde bakıldığında artış var, rakam büyümüş gibi duruyor. Ancak üniversite öğrencisinin gerçek hayatına dönüp baktığımızda bu artışın ne kadar yetersiz kaldığı çok net şekilde görülüyor. Bugün 4 bin lira ile bir öğrencinin bir ayını rahat geçirebilmesi neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.

En basitinden barınma… Devlet yurtlarına yapılan zam oranları, burs artışının çok üzerinde. Yurt ücretlerine yaklaşık yüzde 40’a varan artışlar gelirken, burs artışı bunun gerisinde kaldı. Yani öğrenci daha bursu almadan, onun önemli bir kısmını yurda vermek zorunda. Özel yurt ya da ev tutma seçeneği olanlar için tablo çok daha ağır. Kiralar zaten başlı başına bir sorun. Bir öğrencinin 4 bin liralık bursunun tamamı barınmaya gitse bile yetmediği şehirler var.

Yeme içme desen ayrı bir dert. Bir tabldot yemek, bir tost, bir çorba bile artık ciddi hesap gerektiriyor. Günlük üç öğün sağlıklı beslenmeye çalışan bir öğrencinin aylık yemek masrafı, bursun yarısını rahatlıkla geçebiliyor. Ulaşım, internet, fotokopi, kitap, kırtasiye, temizlik malzemeleri eklendiğinde 4 bin liranın nasıl eridiğini hesaplamak bile gerekmiyor. Rakamlar ortada.

Burada asıl dikkat çekilmesi gereken nokta şu: Yurtlara gelen zam oranı ile burslara gelen zam oranı arasında ciddi bir dengesizlik var. Öğrencinin gider kalemleri hızlı bir şekilde artarken, gelir tarafı aynı hızda yükselmiyor. Bu da öğrenciyi ya ailesine daha fazla yük olmaya ya da okuluyla birlikte çalışmak zorunda kalmaya itiyor. Bir genç hem geçinmeye çalışıp hem derslerine odaklanmaya çalışıyorsa, bu eğitimden beklenen verimi almak da zorlaşıyor.

Gençler lüks bir hayat istemiyor. Kimse “rahat içinde yaşayalım” demiyor. İstenen şey çok basit: Ay sonu gelmeden para biter mi korkusu yaşamadan okuyabilmek. Bir kitap alırken iki kere düşünmemek. Arkadaşlarıyla bir çay içmeyi hesap kitap konusu yapmamak. Eğitim dediğimiz şey sadece sınıfta anlatılan dersten ibaret değil. Öğrencinin psikolojisi, huzuru, motivasyonu da bu sürecin bir parçası.

Elbette yapılan her artış önemlidir. Kimse emeği yok saymıyor. Ancak gerçekçi olmak gerekiyor. Hayat pahalılığı bu kadar artmışken, yurt ücretleri bu kadar yükselmişken, 4 bin liralık bursla öğrencinin ayakta kalmasını beklemek fazla iyimser bir yaklaşım olur. Bu rakam destek olmaktan çok, günü kurtarmaya yönelik bir adım gibi duruyor.

Eğer gerçekten gençlerin yanında olunduğu söyleniyorsa, bu söylemin rakamlara da yansıması gerekir. Eğitim gelecektir deniliyorsa, geleceği taşıyacak gençlerin yükü bu kadar ağır olmamalı. Aksi halde burs artmış olur ama öğrencinin hayatında değişen pek bir şey olmaz.

4 bin lira artmış olabilir ama hayat ondan çok daha hızlı zamlandı. Sorun da tam olarak burada başlıyor.