HAUS PORT2
Turgut Ersan Prefabrik
Eşref Sencer Kuşçubaşı
Köşe Yazarı
Eşref Sencer Kuşçubaşı
 

Kuşçubaşı Eşref Kimdir

Hayatımı Merak Edenlere; Çerkes Mustafa Nuri Bey'in oğluyum. Çerkesler'in Ubıh boyundanım. Harp okulunun son sınıfında iken Jön Türkler'le ilişkim yüzünden II. Abdülhamid tarafından Hicaz'a sürgün gönderildim. Sürgünde bulunduğum zindandan kaçıp, II. Abdülhamid'in başyaverinin oğlunu üç tabur korumanın arasından kaçırmayı başardım. Arabistan'da II. Abdülhamid'e karşı giriştiğim isyan hareketi sırasında tüm Arabistan'ı dolaştım, yerel şeyhlerle dostluk kurdum. Her an her yerde ortaya çıkabildiğim için bana; şeyhi't tuyyur (uçanların efendisi) denildi. II. Abdülhamid meşrutiyeti ilan etmek zorunda bırakılıp, aralarında benimde bulunduğum pek çok kişiye af çıkarmasıyla birlikte isyanıma son verdim. İsyan sırasında etrafıma topladığım bana bağlı silah arkadaşlarımla beraber, kurulan Teşkilat-ı Mahsusa adlı istihbarat örgütüne katıldım. 1911 yılında Trablusgarp'ta Enver Bey ile birlikte direniş hareketlerini örgütledim. 1912 yılında İkinci Balkan Savaşı sırasında Enver Bey, kardeşim Sami Kuşçubaşı, Cihangiroğlu İbrahim ve Süleyman Askeri ile birlikte Çorlu, Tekirdağ, Malkara, Hayrabolu ve Edirne'nin kurtarılmasında yer aldım. Aynı yıl Süleyman Askeri ve yörenin ileri gelenleri ile beraber Batı Trakya'da, Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti adıyla ilk Türk Cumhuriyeti'nin kurulmasında rol oynadım. I. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla birlikte 1914-1915 yılları arasında Teşkilat-ı Mahsusa'nın Arap Yarımadasından sorumlu başkanı olarak görev yaptım, Süleyman Askeri Bey'in ölümünü takiben Teşkilat-ı Mahsusa başkanı oldum. 1915-1918 yılları arasında bu görevi sürdürdüm. I. Dünya Savaşı sırasında İngilizlere karşı girişilen İkinci Kanal Harekâtı'nda öncü birliklere komutanlık ettim. 1917 yılında Hayber'de Faysal'ın (sonradan Irak Kralı olacaktır) 20 bin kişilik birliğine karşı 40 kişilik Teşkilat-ı Mahsusa birliği ile beş saatten fazla savaştıktan sonra yaralı olarak ele esir düştüm. Bir savaş gemisi ve bir denizaltı eşliğinde Malta'ya sürgüne gönderildim. Sürgünlüğüm sırasında Arabistan'daki maceramı, yakalanışımın ve sürgün hayatımın ayrıntılarını anlatan bir eser yazdım. Yakalandıktan sonra Lawrence'a "Lawrence, kazandığını sanıyorsun. Fakat henüz hiçbir şey bitmedi. Hükûmetinin başına öyle musibetler salacağım ki, 2 asır uğraşsanız bitiremeyeceksiniz." dedim. İngilizlerle imzalanan esir değiş-tokuş anlaşması gereği serbest bırakıldım. Deniz yoluyla Anadolu'ya döndüm ve hemen Türk Kurtuluş Savaşı'na katıldım. 1920 yılı boyunca kendim yetiştirdiğim Çerkez Ethem'le beraber Kuva-yi Seyyare'de Yunan işgaline karşı savaştım. Özellikle Adapazarı civarındaki Kuvâ-yi Milliye'nin başarıları bana aittir. Çerkes Ethem'in Türk kuvvetlerine isyan edip yenilmesinden sonra onunla birlikte Yunan kuvvetlerine sığındım. Lozan Antlaşması'ndan sonra Yunan ve İngiliz iş birlikçisi olduğum iddiasıyla, Çerkez Ethem'le birlikte Yüzellilikler listesinde yer alarak vatandaşlıktan çıkarıldım. Türkiye'ye girişim 1936 yılına kadar yasaklandı. 1936 affıyla yurda girişim serbest bırakıldığı hâlde "Hiçbir zaman af dilemedim, hain değilim ki affedileyim." dedim ve yurduma dönmedim. 1950 yılında Demokrat Parti'nin iktidar olmasından sonra Türkiye'ye döndüm. Yurda dönene kadar Mısır'da İskenderiye şehrinde ikamet edip bu zaman içerisinde herhangi bir istihbarat faaliyetine katılmadım. 1950-1964 yılları arasında Türkiye'de yaşadım ve beraber savaştığım silah arkadaşlarının mezarlarını dolaştım. 1964 yılında vefat ettim. Kabrim Aydın'da Söke-Kuşadası yolu Yaylaköy Caferli Granta Mezarlığı yanındadır. Merak edenleri beklerim... Bu arada özel olarak belirtmekte fayda görüyorum. Mesleğimin gereği sanırım duyduklarımı, gördüklerimi, delillendirip yazarım. Bu sitede yazdıklarımdan sadece ben sorumluyum. Hesabını sormak isteyenlere duyurulur... Tüm sorumluluk şahsımındır. Bomba Haberlerim Var... Cuma Gününü Bekleyelim Hep Birlikte...
Ekleme Tarihi: 30 Kasım 2021 - Salı

Kuşçubaşı Eşref Kimdir

Hayatımı Merak Edenlere;

Çerkes Mustafa Nuri Bey'in oğluyum. Çerkesler'in Ubıh boyundanım. Harp okulunun son sınıfında iken Jön Türkler'le ilişkim yüzünden II. Abdülhamid tarafından Hicaz'a sürgün gönderildim. Sürgünde bulunduğum zindandan kaçıp, II. Abdülhamid'in başyaverinin oğlunu üç tabur korumanın arasından kaçırmayı başardım. Arabistan'da II. Abdülhamid'e karşı giriştiğim isyan hareketi sırasında tüm Arabistan'ı dolaştım, yerel şeyhlerle dostluk kurdum. Her an her yerde ortaya çıkabildiğim için bana; şeyhi't tuyyur (uçanların efendisi) denildi.

II. Abdülhamid meşrutiyeti ilan etmek zorunda bırakılıp, aralarında benimde bulunduğum pek çok kişiye af çıkarmasıyla birlikte isyanıma son verdim. İsyan sırasında etrafıma topladığım bana bağlı silah arkadaşlarımla beraber, kurulan Teşkilat-ı Mahsusa adlı istihbarat örgütüne katıldım.

1911 yılında Trablusgarp'ta Enver Bey ile birlikte direniş hareketlerini örgütledim. 1912 yılında İkinci Balkan Savaşı sırasında Enver Bey, kardeşim Sami Kuşçubaşı, Cihangiroğlu İbrahim ve Süleyman Askeri ile birlikte Çorlu, Tekirdağ, Malkara, Hayrabolu ve Edirne'nin kurtarılmasında yer aldım. Aynı yıl Süleyman Askeri ve yörenin ileri gelenleri ile beraber Batı Trakya'da, Batı Trakya Bağımsız Hükûmeti adıyla ilk Türk Cumhuriyeti'nin kurulmasında rol oynadım.

I. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla birlikte 1914-1915 yılları arasında Teşkilat-ı Mahsusa'nın Arap Yarımadasından sorumlu başkanı olarak görev yaptım, Süleyman Askeri Bey'in ölümünü takiben Teşkilat-ı Mahsusa başkanı oldum. 1915-1918 yılları arasında bu görevi sürdürdüm.

I. Dünya Savaşı sırasında İngilizlere karşı girişilen İkinci Kanal Harekâtı'nda öncü birliklere komutanlık ettim. 1917 yılında Hayber'de Faysal'ın (sonradan Irak Kralı olacaktır) 20 bin kişilik birliğine karşı 40 kişilik Teşkilat-ı Mahsusa birliği ile beş saatten fazla savaştıktan sonra yaralı olarak ele esir düştüm. Bir savaş gemisi ve bir denizaltı eşliğinde Malta'ya sürgüne gönderildim. Sürgünlüğüm sırasında Arabistan'daki maceramı, yakalanışımın ve sürgün hayatımın ayrıntılarını anlatan bir eser yazdım.

Yakalandıktan sonra Lawrence'a "Lawrence, kazandığını sanıyorsun. Fakat henüz hiçbir şey bitmedi. Hükûmetinin başına öyle musibetler salacağım ki, 2 asır uğraşsanız bitiremeyeceksiniz." dedim.

İngilizlerle imzalanan esir değiş-tokuş anlaşması gereği serbest bırakıldım. Deniz yoluyla Anadolu'ya döndüm ve hemen Türk Kurtuluş Savaşı'na katıldım. 1920 yılı boyunca kendim yetiştirdiğim Çerkez Ethem'le beraber Kuva-yi Seyyare'de Yunan işgaline karşı savaştım. Özellikle Adapazarı civarındaki Kuvâ-yi Milliye'nin başarıları bana aittir. Çerkes Ethem'in Türk kuvvetlerine isyan edip yenilmesinden sonra onunla birlikte Yunan kuvvetlerine sığındım.

Lozan Antlaşması'ndan sonra Yunan ve İngiliz iş birlikçisi olduğum iddiasıyla, Çerkez Ethem'le birlikte Yüzellilikler listesinde yer alarak vatandaşlıktan çıkarıldım. Türkiye'ye girişim 1936 yılına kadar yasaklandı. 1936 affıyla yurda girişim serbest bırakıldığı hâlde "Hiçbir zaman af dilemedim, hain değilim ki affedileyim." dedim ve yurduma dönmedim.

1950 yılında Demokrat Parti'nin iktidar olmasından sonra Türkiye'ye döndüm. Yurda dönene kadar Mısır'da İskenderiye şehrinde ikamet edip bu zaman içerisinde herhangi bir istihbarat faaliyetine katılmadım. 1950-1964 yılları arasında Türkiye'de yaşadım ve beraber savaştığım silah arkadaşlarının mezarlarını dolaştım. 1964 yılında vefat ettim. Kabrim Aydın'da Söke-Kuşadası yolu Yaylaköy Caferli Granta Mezarlığı yanındadır.

Merak edenleri beklerim...

Bu arada özel olarak belirtmekte fayda görüyorum. Mesleğimin gereği sanırım duyduklarımı, gördüklerimi, delillendirip yazarım. Bu sitede yazdıklarımdan sadece ben sorumluyum. Hesabını sormak isteyenlere duyurulur... Tüm sorumluluk şahsımındır.

Bomba Haberlerim Var... Cuma Gününü Bekleyelim Hep Birlikte...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve elazigbulten.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.